İçeriğe geç
Uzm. Dt. Emre Karakaya — Periodontoloji & İmplant Cerrahisi

Diğer adları: kapanış travması · travmatik oklüzyon

Kısa tanım

Çiğneme kuvvetlerinin dişin destek dokularının taşıyabileceğinin ötesine geçmesiyle ortaya çıkan doku yanıtıdır.

Oklüzyon, üst ve alt dişlerin kapanış ilişkisini tanımlar. Kuvvetler destek dokuların uyum sağlayabileceği sınırlar içinde kaldığında sorun oluşmaz. Kuvvetin şiddeti, yönü ya da süresi bu sınırı aştığında periodontal ligamentte genişleme, kemikte yeniden şekillenme ve klinikte diş mobilitesi gibi bulgular görülebilir; bu tabloya oklüzal travma denir.

İki farklı durum ayırt edilir. Destek dokusu sağlıklı olan bir dişe aşırı kuvvet gelmesi birincil oklüzal travma olarak tanımlanır; dolgu ya da kronun yüksek kalması, bruksizm ya da ortodontik kuvvetler örnek verilebilir. Destek dokusu periodontal hastalık nedeniyle azalmış bir dişe olağan kuvvetlerin binmesi ise ikincil oklüzal travma olarak adlandırılır.

Bu konudaki en sık yanılgı, oklüzal travmanın tek başına periodontal hastalığı başlattığı düşüncesidir. Güncel bilgi, aşırı kuvvetin ataşman kaybı başlatan bir etken olmadığı, ancak iltihabın bulunduğu bir dokuda tabloya katkıda bulunabileceği yönündedir. Yani öncelikli hedef her zaman iltihabın kontrolüdür.

Değerlendirmede kapanış ilişkileri, mobilite derecesi, radyografide periodontal ligament aralığı ve varsa aşınma bulguları birlikte incelenir. Yaklaşım; iltihabın giderilmesi, gerektiğinde kapanış düzenlemesi, koruyucu aparey kullanımı ya da dişlerin birbirine bağlanması gibi seçenekleri içerebilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğu muayene ile belirlenir.

Kapanış değerlendirmesi periodontal tedavi sırasında belirli bir noktada gündeme gelir. İltihabın giderilmesine yönelik aşama tamamlanmadan yapılan düzenlemeler yanıltıcı olabilir; ödemin çözülmesiyle dişlerin konumu ve temasları değişebilir. Bu nedenle kapanış çoğunlukla yeniden değerlendirme seansında ele alınır. Restorasyon, protez ya da ortodontik tedavi planlanan vakalarda ise değerlendirme bu işlemlerin öncesinde ve sonrasında tekrarlanır; sürecin bütünü için bkz. diş eti tedavisi.

Hasta açısından ilk fark edilen bulgu genellikle belirli bir dişte ısırırken ortaya çıkan rahatsızlıktır. Yeni yapılan bir dolgu ya da kronun yüksek gelmesi, sabahları çene kaslarında yorgunluk, bir dişte artan hareket hissi ya da o dişin diğerlerinden önce temas ettiği duygusu, değerlendirilmesi önerilen bulgulardır. Bu bulgular tek başına bir tanı koydurmaz; kapanışın klinikte incelenmesi nedenin ortaya konmasına olanak tanır.

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026 · Hekim incelemesi: 29 Temmuz 2026Uzm. Dt. Emre Karakaya

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Süreç ve sonuçlar kişiden kişiye değişir.

İlgili Yazılar

Tümünü Gör